DİK DURUŞUN ADI;İSMAİL TÜRÜT

DİK DURUŞUN ADI;İSMAİL TÜRÜT

Ben İsmail Türüt‘ü “Kanal 7„ televizyonunda tanıdım…
Beni orada yaptığı “Türütşov„a davet etmişti…
Yıllar önce başlayan bu dostluğumuz Allah‘a şükür ki hala devam ediyor…
Hem de benimle başlayan dostluğu ona trilyonlara mal olmasına rağmen devam ediyor!..
Bu zaman zarfında onu tartacak, onunla ilgili kanaat sahibi olacak çok fırsat geçti elime…
Ve onu çok tarttım…
Tarttıkça daha iyi tanıdım…
Tanıdıkça daha çok sevdim…
Hiç hilafsız söylüyorum İsmail Türüt Allah diyene Eyvallah diyen yani Allah diyene hiç incelemeden inanan, güvenen pırlanta gibi bir yüreğin sahibi…
Ama ne gariptir ki bütün kazıkları da bu Allah diyen herkese eyvallah demekten dolayı yemiştir!..
Onu dinledikçe o açık açık söylemese de ben şunu çözmüş oldum!
Fikri fikrine, zikri zikrine uymayanlara bile sırf Ağızlarını açınca Allah dedikleri için yardımcı olmaya çalışmış…
Ama dedim ya o yardımcı oldukları azıcık düze çıkınca
(kime iyilik yaptıysa, kimin elinden tuttuysa sonunda) ona dirsek göstermiş.
Bunun bir kısmına ben bile şahit oldum…
Mesela Kanal 7 denen televizyon kanalına kolay kolay hiç bir sanatçı çıkmak istemezken, İsmail kendi hatırıyla Türkiyenin en meşhur sanatçılarını oraya çıkararak o televizyonu ilgi odağı haline getirmiştir…
Ama onlar ne yaptı ?
Az düze çıkınca ilk işleri İsmail Türüt‘ü kapı önüne koymak oldu…
Türküleriyle Şevki Yılmaz denen düzenbazı bile hoca diyorlar diye Rize‘ye Belediye başkanı yaptı…
O bile işi bitince İsmail‘e arkasını döndü hatta aile huzurunu bozanlara yardımcı dahi oldu!
Melih Gökçek bile kaç sefer bıçak sırtında iken İsmail Türüt‘ün türküleriyle belini doğrulttu!..
Ama duvar örülünce duvarcı unutuldu, birilerinden korkusuna Melih efendi yeri geldi İsmail‘in telefonlarına bile çıkmadı…
Zamanın burnundan kıl aldırmayan Başbakanı “Mesut Yılmaz” bile en son Rize Bağımsız Millet vekili adayı oldu, İsmail hiç sevmemesine rağmen ricasına binaen ( Başbakanlık yapmış toprağımızın çocuğudur diye) en son ona bile yardımcı oldu…
Ama Mesut Yılmaz Efendi Başbakanlığında hiç tanımadığı gibi bağımsız millet vekili olduktan sora da bir teşekkür telefonu dahi açmadı…
Daha bir yığın örnek verebilirim…
Dün İsmail diye İsmail olan, fakat şimdi iş adamı, millet vekili hatta bakan-makan olan bazı nankörleri de geçiyor Sayın Recep Tayyip Erdoğan Beyefendiye gelmek istiyorum…
Siyasete başladığı günlerden, il başkanlığı, belediye başkanlığı sıralarında İsmail Türüt‘ten sahnelerinde destek görmüş hatta nerede görse Rize şivesiyle “ Uyy… Nereyesun ula Heşerum „ diye İsmail‘e iltifatlar yağdırmış olan o Recep Tayyip Erdoğan bile Başbakanlık koltuğuna oturduğu andan itibaren İsmail Türüt‘e düşmanlarının bile göstermeyeceği tavrı sergilemiş…
Adeta İsmail‘in ekmeği ile oynamıştır…
Ekmeği ile oynamıştır diyorum çünkü bu tavrı hisseden, Akp‘li belediyeler proğramlarını iptal etmiş, yandaş medya İsmail‘e tavır koymuş, siyasi erke yaranmak isteyen sivil toplum kuruluşları hatta hemşeri dernekler bile Tayyip Bey‘e yaranmak için İsmail‘i adeta afaroz etmeye kalkmışlardır…
Bırakın konserlerini iptal etmeyi, Beykoz Çavuşbaşı‘n da arsasına yaptırdığı portatif inşaatı bile önce izin verip ama inşaatı yarılayınca bir gece gelip kafasına yıkmışlardır…
Bütün bu zulmün arkasında Tayyip Erdoğan‘a yaranma gayretleri vardır…
Halbuki İsmail dillendirmese bile ben biliyorum!
Sayın Cumhurbaşkanı Beyefendiye dün küfredenlere karşı ismail ayıptır diye karşı çıkarken,
Şimdi o küfredenler Akp‘den milletvekili adayı oldular, milletvekili oldular olamayanlarda Sarayda zaman zaman Tayyip beyle yemek sofrasında poz veriyorlar poz…
Ama onu savunan İsmail Türüt tu kaka oldu…
Peki sebep?
Sebep ne olacak,
İsmail;
“Ben sadece Müslüman değil, elhamdülillah hem müslüman hem Türk‘üm..„ dedi…
Haaa… Ey İsmail Türüt… Sen misin Türk‘üm diyen?
Üstelik sen misin Ozan Arif‘le arkadaş olan, dost olan…
İşte gör dediler…
Ve bir dilim ekmeğe muhtaç etmeye kalktılar.
Ama şunu unuttular!
Rızkı veren Allah’tır Allah…
…………………
Şimdi kaderin cilvesine bakın ki;
Geçen hafta Kartal Belediyesi, Doğu Karadenizliler Derneği’nin katkılarıyla 19 Kasım Pazar günü düzenlenecek olan 5. Hamsi Şenliği’nde İsmail Türüt’ün katılacağını duyurup, sonra da Türüt’ün proğramını iptal etmesi tepkilere neden oldu.
İptalin sebebi de gezici takımının İsmail‘e karşı çıkması…
Tepkilerden dolayı İsmail Türüt’ün Kartal’da vereceği konser, Kartal Belediyesi tarafından iptal edildi ve afişler toplatıldı.
Dolayısıyla Kartal belediyesi bu seferde Türüt hayranı Karadenizlilerden ve Gezi eylemlerine karşı olanların tepkilerini çekti.
Ama esas garip olan Belediye meclisinde İsmail‘i kimler savunuyor biliyor musunuz?
15-16 senedir Tayyip beye yaranacağız diye İsmail‘e nefes aldırmayan Akp‘li meclis üyeleri…
15-16 senedir Ozan Arifle dostluğundan dolayı Bahçeliye yaranacağız diye (arabasının plakası dahi MHP olan) İsmail Türüt‘e merhaba demeye bile korkan Mhp‘li meclis üyeleri…
Şimdi bunlara o İngilizlerin meşhur sözünü hatırlatmak lazım!
Nedir o söz?
“ Akşam yemeğinden sonra günaydın..„
Ne o beyler başınıza taş mı düştü?!!
Yeni mi aklınız başınıza geldi?
……………….
Gezicilerin arasına karışan komünist paçavraların ağzına bakarak İsmail‘in Konserini iptal eden Chp‘lilere gelince,
Onlara da iki çift sözüm var;
Arkadaş İsmail size beni illa konsere çıkartın diye yalvardı mı?
Davet eden, hatta illa çıkması için ısrar eden siz…
İsmail Türüt‘ün afişleriyle bütün Kartal‘ı donatan siz…
Sonra da çar-çakalın ağzına bakarak sözünden cayan yine siz…
İnsan bazen belki değiştiniz herhalde diye düşünüyor ama,
demek ki değişen pek bir şey yok, aynı Chp‘siniz!..
Adalet gibi bir kavram için yürürken, “Ahmet Türk„ gibilerin, “Kör Eşber „ gibilerin ağzına bakarsanız,
Sonra Gezi Olayı denen olayı bile ideolojik şovları için kirleten komünist artıklarının ağzına bakarak İsmail Türüt gibi bir sanatçıyla uğraşmaya kalkarsanız hayatta burnunuz boktan kurtulmaz…
Sizin dostluğunuzdan da, düşmanlığınızdan da Allah‘a sığınmak lazım…
İsmail kayıp etmedi siz kayıp ettiniz siz beyler siz…
Belki bazı gönüllere ulaşmanız için İsmail size köprü olabilirdi…
En azından İsmail‘in belki sizinle ilgili kendi kanaati değişebilirdi…
Ama dedim ya siz kayıp ettiniz…
Yahu adamın konserini iptal ettiniz ettiniz…
Ne yaparsanız yapın… Ne derseniz deyin, ama duydum ki;
İsmail İçin “Akp‘nin yalakası„ falan diyor muşsunuz..
İşte bu şerefsizliği bari yapmayın…
Akp adama nefes aldırmıyor siz neden bahsediyorsunuz?
Ta baştan söyledim…
Kim Allah derse İsmail ona inanır ve güvenir…
Sizin bile aranızda bir Allah diyen Mustafa Sarıgül vardı İsmail Onun için bile kaç tane proğram yaptı…
Bana inanmıyorsanız gidin İsmail Türüt‘ü Mustafa Sarıgül‘ünüze sorun…
Ama İsmail‘e pislik atmaya kalkmayın.
Çünkü o pislik döner sizi bulur.
Ozan Arif
21 Kasım 2017
Offenbach

YORUM YAP